Archive | Ekim, 2014

Rosa Lüksemburg

Rosa Luxemburg her şeyden önce bir devrimci sosyalisttir. Marksist hareketin Marx’tan sonraki bu en büyük beyni sadece düşüncesi ile değil tüm enerjisini, kalbini ve yaşamını verdiği pratik önderlikle de önemli bir yere sahiptir. 1919’da bir askerin dipçiği Rosa Luxemburg’un kafasını parçaladığında bir büyük düşünürün, bir büyük insanının yaşamına son vermiş, sadece Alman devrimine değil, uluslararası […]

Küreselleşme ve Direniş

Anti-kapitalizm: Teori ve pratik Medya 1999’da yeni bir terim keşfetti: “anti-kapitalizm” Bu terim , ilk olarak 18 Haziran’da Londra’da mali kuruluşlara karlı düzenlenen protesto gösterileri sırasında gazete başlıklarında karşımıza çıktı. Ardından, 30 Kasım’da ABD’nin Seattle kentinde Dünya Ticaret Örgütü’ne karşı girişilen gösterilerle birlikte, çok daha geniş ölçekte tüm dünya basınında boy gösterdi. Medya, hiç hoşuna […]

Küba, Castro ve Sosyalizm

Küba işçi sınıfı açısından Castro’nun ayakta kalıp kalamayacağı temel bir sorun değil. Yönetici kim olursa olsun, işçiler için acil sorun dünya pazarlarının onlara dayattığı yoksunluklara karşı kendilerini en iyi şekilde nasıl koruyacakları. Çünkü hem Castro, hem onun yerine geçmeye aday olanlar aynı önceliklerle hareket ediyorlar: Ulusal ekonominin dünya sistemi içinde ayakta kalması. Dolayısıyla Castro’nun alternatifi […]

İran’da devrim ve karşıdevrim

1978 sonunda milyonlarca işçinin genel grevi sonucunda Şah’ın ülke dışına kaçması bütün dünyada ezilen halklar için yeni bir umut olmuştu. Ne var ki, birkaç hafta içinde işçi örgütleri bastırılmaya başlandı. Altı ay sonra Humeyni’nin “İslam devrimi” ilan edildi. Kısa bir süre sonra ise, on binlerce işçi ve köylü komşu Irak’a karşı savaşa gönderildi. İran’daki gelişmeler […]

Endonezya Devrimi

Bundan 35 yıl önce, 1965’te Endonezya Komünist Partisi (PKI), üç buçuk milyon üyesi ile dünyanın en büyük devrimci partisiydi. Fakat altı ay gibi kısa bir süre içinde, neredeyse hiçbir direniş göstermeden tamamen çöktü, yarım milyon ile bir milyon arasında üyesi birkaç hafta içinde katledildi. Bütün dünya emek hareketini derinden sarsan haberi dünya basını “Marksizm öldü” […]

Varşova Gettosu Savaşıyor

Alman faşistleri Varşova’nın 300.000 Yahudisini, kentin çevresi duvarlarla ve makineli tüfek yuvalarıyla çevrili “Getto” adlı bölümüne tıktılar. Getto’da toplanan Yahudiler daha sonra Naziler tarafından trenlere doldurularak imha edilmek üzere toplama kamplarına gönderilmekteydi. Birçoğu ölüme sessizce gittiler, ama hepsi değil! 1941-1943 Yahudi mücadelesinin bu değerlendirmesi Yahudi Direniş Örgütü, ZOB’un önderlerinden biri tarafından yazıldı. Kitap birçok çelişkiyi […]

Troçki’nin Marksizmi

Troçki, 1900’lerin başında Sibirya’da sürgünden kaçan genç bir devrimciyken çoktan sürgündeki Rus sosyalistlerinin inşa etmeye çalıştığı devrimci faaliyetin ateşli bir taraftarı olmuştu. Rus sosyalistlerinin yurtdışında örgütledikleri 1903 Kongresi’ne kadar Lenin’le çok uyumlu çalışmışlar ve Troçki uluslararası çapta tanınan devrimciler arasına girmişti. Troçki’nin devrimci karakteri, kitle önderliği, hitabet yeteneği ve eylem örgütleyiciliği 1905 Rus Devrimi’nde tüm […]

Troçki

Troçki, 1940’da katledildiğinde geride bütünüyle devrimci proletaryaya adanmış bir kişisel tarih bıraktı. Ölümünden kısa süre önce yazdığı vasiyetnamesinde şöyle diyordu: “İnsanlığın komünist geleceğine olan inancım gençlik yıllarımda olduğundan daha güçlü daha da güçlü… Duvarın dibinde otların parlak yeşilliğini ve duvarın üzerinden gökyüzünün açık maviliğini görüyorum. Her tarafta güneşin ışıkları parlıyor. Yaşam güzel. Bırakalım gelecek nesiller […]

Parti ve Sınıf

İlk olarak tüm dünyayı kitlesel hareketlerin sardığı 1968 yılında International Socialism dergisinde yayınlanan bu broşürde Chris Harman sosyal demokrat ve sosyalist partilerde parti ve sınıf arasındaki ilişkiyi inceliyor. Lenin’in ve Gramsci’nin parti ve sınıf hakkındaki görüşlerini özetleyen Harman Bolşevik Parti ile Stalinist partinin birbirinden ne kadar farklı olduğunu tarihsel örnekler üzerinden gösterirken reformist partiler ve […]

Gerçek Marksist Gelenek

Marx “ben Marksist değilim” diyordu. 1870’lerde diyalektik bir şaka olan bu sözler günümüzde karmaşık bir politik soruna dönüştü. Bugün sayısız Marksizm anlayışları oluştu. Üçüncü Dünyacılık, sosyal demokrasi, Stalinizm, ulusal kurtuluş hareketleri vb. Bunların hepsi Marksist olduklarını iddia etmekteler. Bu küçük kitap, bu yumağı çözebilmek ve “Gerçek Marksist gelenek nedir?” sorusuna cevap verebilmek için bir dizi […]