Küba, Castro ve Sosyalizm

Küba, Castro ve Sosyalizm

Küba işçi sınıfı açısından Castro’nun ayakta kalıp kalamayacağı temel bir sorun değil. Yönetici kim olursa olsun, işçiler için acil sorun dünya pazarlarının onlara dayattığı yoksunluklara karşı kendilerini en iyi şekilde nasıl koruyacakları.

Çünkü hem Castro, hem onun yerine geçmeye aday olanlar aynı önceliklerle hareket ediyorlar: Ulusal ekonominin dünya sistemi içinde ayakta kalması. Dolayısıyla Castro’nun alternatifi piyasanın önceliklerini temsil etmek isteyen şu ya da bu partinin lideri olamaz. Egemen sınıfın öncelikleri aynı kaldığı taktirde bir seçim sistemi demokrasiyi getiremez.

Küba’nın sosyalistler açısından neden böylesine bir simge haline geldiği sorusunun cevabı gelecek için beslenebilecek umutların da kaynağını oluşturuyor. Küba işçi sınıfı mevcut durumu 30 yıldan fazla süredir devam ettiriyor. Bunun Castro rejiminin sahip olduğu sürekli ve kendiliğinden bir desteğin sonucu olduğunu düşünmek saflık olur. Öyle olsaydı, bu kadar gelişkin bir baskı aygıtına, bütün eleştiri ve hoşnutsuzlukların böylesine mutlak ve katı bir şekilde yasaklanmasına gerek duyulmazdı.

Ancak öte yandan Küba işçi sınıfı anti emperyalist bir mücadele tarihine sahip. Castro ne kadar istismar etmiş olsa da bu köklü bir gelenek. Bu geleneğin sağladığı çerçeve içinde devrimci sosyalist fikirler kök salabilir.

No comments yet.

Bir cevap yazın