Rosa Lüksemburg

Rosa

Rosa Luxemburg her şeyden önce bir devrimci sosyalisttir. Marksist hareketin Marx’tan sonraki bu en büyük beyni sadece düşüncesi ile değil tüm enerjisini, kalbini ve yaşamını verdiği pratik önderlikle de önemli bir yere sahiptir.

1919’da bir askerin dipçiği Rosa Luxemburg’un kafasını parçaladığında bir büyük düşünürün, bir büyük insanının yaşamına son vermiş, sadece Alman devrimine değil, uluslararası sosyalist harekete de ağır bir darbe vurmuştur.

Polonya partisi SDKLP’nin liderliğinin yanı sıra döneminde dünyanın en büyük ve en köklü partisi olan Alman SPD’nin de liderleri arasındadır.

Mücadele arkadaşı Clara Zetkin ölümünden sonra şunları yazdı: “Kelimelerin anlatmakta cılız kaldığı bir inanç ve kararlılıkla o tüm yaşamını sosyalizme verdi. O, devrimin keskin kılıcı, yaşayan aleviydi.”

No comments yet.

Bir cevap yazın